26 Mayıs 2012 Cumartesi

şöyle bir şey
http://www.istiklalprojesi.itu.edu.tr/haberler/itu-istiklal-projelendirme-ve-uygulama-toplulugu-yeni-takim-arkadaslari-ariyor

24 Mayıs 2012 Perşembe

6 Mayıs 2012 Pazar

Bahçeye Girmek Tehlikeli ve Yasaktır!


Bazı bahçeler çok tehlikeli olabilir. Bu tehlikeden doğan yasağı çiğnememeniz önemle rica olunur.
Tehlikeli bahçeler yapmanız dileğiyle hoşçakalın!

1 Mayıs 2012 Salı

Dünya

Yeşil ile mavinin öpüştüğü yerdir. 

 

Koştur Koştur

Bu fotoğrafa her baktığımda neşeleniyorum. Tüm bu koşuşturmalarımızda böyle olmadığımızın garantisi var mı? :)




Kültürel Doku - Yeşil Doku

Nil
Libya
Kansas
İspanya
Bolivya
Brezilya
Almanya
Hollanda


Kültürel Doku - Işıklı Doku




Tokyo


Teksas


Suudi Arabistan


Las Vegas


Japonya



İtalya


Belçika






Bir Soru ?


http://www.arkitera.com/yarisma/index/detay/cesme-merkez-sahili-kamusal-mek%C3%A2nlarin-ve-cephelerin-duzenlenmesi-ulusal-fikir-projesi-yarismasi/213

Arkitera sitesi üzerinden yarışmalara bakarken bu yarışma çarptı gözüme. Yarışmanın ismi: Çeşme Merkez Sahili Mekanların ve Cephelerin Düzenlenmesi Ulusal Fikir Projesi. Öğrencilere açık olmayan bir yarışma. Ancak dikkatimi çeken nokta ise; siz de yarışmanın içeriğine göz attığınızda farkedeceksiniz, yarışma katılım koşulu mimar ya da şehir bölge plancısı olmak, eğer değilseniz de bu meslek disiplininden insanların olduğu bir gruba ihtiyaç duymanız. Kısacası, peyzaj mimarı iseniz, yarışmaya tek başınıza ya da peyzaj mimarlarından oluşan bir grupla katılamıyorsunuz. Yarışma konusuna bakarsanız, konu tamamen peyzaj mimarlığının alanı! Bu noktadan sonra üzerine söylenecek pek fazla söz kalmıyor.
Yarışmayı açanların bilgisizliği, fikirsizliği diye mi adlandırmak gerekiyor yoksa ülkemizin "peyzaj" ı algılamasının bir sonucu mu? Ben bilemedim açıkcası.
Aynı hata, geçen aylarda sonuçlanan Kadıköy'de ki Kuş Dili Çayırı ve Çevresi Düzenlenmesi Projesi öğrenci yarışmasında da vardı. Aynı şekilde konusu peyzaj mimarlığı alanı içinde olan bir yarışmada mimar değilseniz, tek başınıza ya da başınızda bir mimar olmadan bu yarışmaya katılamıyordunuz. Bunun ardında yatan hikayeyi bizzat yarışmada jurilik yapmış birinin ağzından çıkan kelimelerde öğrenme şansım olmuştu. Onun hikayesi ise şöyle;
Mimar Sinan Üniversitesi'nde mimarlık okuyan arkadaşım bu yarışmaya katılmıştı. Hatta yarışma için, benden "peyzaj" adına destek istediler. Çünkü mimarlık öğrencisi olarak tek yapabildikleri projelerine ağaç çapı yerleştirip, sağa solu yeşile boyamaktı (!) Durum böyle olunca, orada yaratmak istedikleri atmosfere göre, kendilerine bitkilendirme tasarımlarının nasıl olması gerektiğine ve hangi bitkiyi kullanmaları gerektiğine dair fikirlerimi sundum. Arkadaşımın eski proje hocası da yukarıda belirttiğim juri üyesiydi. Benim aklımdan geçen, bir kaç kişinin aklından daha geçmiş olacak ki, aynı soru juri üyesi olan hocaya yönlendirilmiş. Neden peyzaj mimarlığı öğrencilerine açık değil? Kendisinin verdiği cevap ise içler acısı. "Bu yarışma fikri, Mimarlar Odası'nın aklına geldi ve onlar açtı. Peyzaj Mimarları Odası açsaydı o zaman, peyzaj mimarlık öğrencileri katılırdı! "
Bu yaklaşımın amacını o zaman da anlayamamıştım, hala da anlayamıyorum. Öğrencilere açık bir yarışma düzenleyip, bu yarışmayı benim odam açtı, benim şanım yürür bir mantıkta ilerletmek, mimarlığa, öğrencilere ne kazandırır? Bir yarışmadan beklenen verim nedir? Bir diğer husus ise, peyzaj mimarlığınının önemini, temelde bu disiplinin neye hizmet ettiğini bir mimar olarak bilmemek nasıl adlandırılmalı; buyrun size bırakıyorum.